BABANIN GÖREVİ 22

Bir anda içime köklediğinde, gözlerimin kaydığını fark ettim. Bağırmamak için kendimi çok zor tuttum.
“Ihhh.. Evet, görüşmemiz harika olur, görüşmemiz…” dedim güçlükle.
“İyi misin?” diye sordu endişeli bir şekilde. Sesimden anlamıştı. Ne kadar kendimi zorlasam da anlamaması imkansızdı, bir anda içime öyle bir sokmuştu ki kendimden geçmiştim.
“Evet, güçlü bir tekmeydi.” dedim kıkırdayarak. Durumu anlamaması gerekiyordu.
“Çok mutluyum senin adına…” dedi, neşeli sesi aynı şekilde duruyordu. Anlamamıştı, buna sevinmiştim. Çünkü şu anda yaptığım gerçekten çok riskli bir hareketti. Eğer öğrenilirse büyük bir sorun yaşardım ama Barkın sanki bir bağımlılık gibiydi. Ondan ayrı kalamıyordum, bana gelmek istediği hiçbir an ona engel olamıyordum, olmuyordum. Çok farklı hissettiriyordu.
İçimde, derinlerimde onu hissettiğimde ise herşey çok daha farklı bir hal almıştı. Telefonu hemen kapatmama gerekiyordu yoksa çok büyük bir rezillik çıkabilirdi. İşin ucunda güvenliğimiz bile vardı.
“Canım… Ah… Ben seni sonra arasam olur mu? Lavaboya… Ih…. Gitmem gerekiyor da!”
Sesimi olabildiğince kontrol etmeye çalışıyordum ama mümkün olmuş muydu bilmiyordum. Başarmayı umuyordum, çünkü bunun şüphesi ile hoş karşılanmazdı. Belki Barkın’la olduğumu düşünmezdi ama başka birinin hayatımda olduğunu düşünebilirdi.
“Tamam, lütfen bir şey olursa söyle. Biliyorsun, elimden ne gelirse yaparım.” dedi neşeli sesiyle. “İyi misin şu anda? Gelmemi ister misin?” diye ekledi.
“Hayır… Ih… Her zaman olan bir şey. Sen beni merak etme…” dedim kendimi kontrol etmeye çalışarak.
“Tamamdır, mutlaka haber ver bir şey olursa. Aklım sende…” dedi. Ne güzel insanlar vardı çevremde, bunun için ne kadar şükretsem azdı.
“Merak etme tatlım kendine… Ih… İyi bak…”
“Sen de, görüşmek üzere.”
Ve telefonu kapattım. Kendimi zor tutuyordum, resmen patlamak üzereydim ve Barkın tamamen içime girdiğinde artık kendimi izmit eskort sıkmayı kestim.
“Ah!!! Devam et!”
O da hırlıyordu, duyabiliyordum. O kadar güzel hissediyordum ki, bunun tarifi yoktu. Kalçalarımı tamamen kavramış bir şekilde birkaç kere sertçe içime girip çıktığında sarsıldığımı fark ettim ve ani bir hareketle telefonu elimden bırakıp tezgahın kenarlarından sıkıca tutundum. Onu böyle derinden hissetmek gerçekten çok farklı hazlar yaşatıyordu bana.
“Ah!”
İnlerken kendimden geçmeye başladım tam olarak kavramaya çalıştım tezgahı. Saçlarım önüme düşmüştü. Başımı kaldırıp geriye baktım, saçlarımdan gördüğüm kadarıyla gözleriyle bana baktığını fark ettim. Resmen yanıyorduk ikimizde, bakışında bunu hissedebiliyordum. Her anlamda bana sahipti, ruhuma, bedenime, kalbime…
Sağ elini saçlarımda hissettiğimde refleks olarak başımı geriye doğru çekip, bedenimi hafifçe yukarı kaldırdım ama ilk anda çekmemişti. Sadece parmaklarında topluyordu saçlarımı. Çok güzel hissediyordum.
Bir anda beni kendisine doğru çekti, acıyla inledim.
“Ahhh! Ohhh! Daha derine!”
Öyle de yaptı, tamamen içime giriyordu, sonra diğer elini kalçamdan çekip bir tane tokat attı kalçalarıma. O kadar sert vurmuştu ki haykırmıştım.
Öne doğru sarsıldıktan sonra kendimi daha sabit bir şekilde tezgahın üzerinde tutmaya çalıştım. İçime o kadar sert giriyordu ki bu her an zor bir hal alıyordu.
“Çok güzelsin…” diye inledi o da. Onun bu kadar zevk alması gerçekten çok hoşuma gidiyordu. Onu doyurabildiğim için çok mutluydum. Her anlamda onu doyurmak, kalbinin sadece bana ait olması, bedeninin sadece benim olması… Benim yarattığım bedenin. O kadar müthişti ki! Bunu anlatamazdım. İçimdeki coşkunun bir tarifi yoktu.
“Sen de öyle… Ahh!”
İçimi parçaladığını hissediyordum. Çok farklıydı. Kalçama bir tane daha tokat atarken yine kendimden geçtim.
Boşalmama az kalmıştı. Artan sesimden o da ritmini arttırmıştı. Hissediyordu gölcük escort artık, bedenimi tanımaya başlamıştı.
Bir anda eli kalçamda gezmeye başladı. Okşuyordu, hafifçe. Hem beni sertçe becerirken hem de bu kadar narin dokunabilmeyi nasıl başarıyordu bilmiyorum ama gerçekten çok güzel geliyordu, hem de her anlamda.
Dolaşan eli kalçamın üst kısmına geldi, kuyruk sokumumun oradan hafifçe oynarken parmaklarını hissediyordum. Ve dokunuşlarını arkamdaki ufak deliğimde hissettiğimde dudaklarımdan bir inleme daha süzüldü.
“Ne yapıyorsun… Ah!”
Daha da sertçe içime girdi, bir anda ileriye doğru sarsıldım. Ellerim daha da sıkı bir şekilde tezgahı kavramıştı. Güneş ışığımı gözüme vuruyor, saçlarımın arasından giren ışık gözlerimin içine nüfuz ediyordu. Tıpkı Barkın gibi…
“Oranı istiyorum anne!” diye haykırdı.
Diğer eliyle saçımı çekip beni yine bağırttıktan sonra parmağını arkama zorladı. O anda ne hissedeceğimi bilemedim. Kadınlığımı zaten parçalarken, çok dolu hissederken bir anda arkama parmağının ucunu sokmuştu.
“Ahhhh!”
“Bakiresin değil mi hala? Arkandan bakiresin…” diye inledi.
“Evet!” diye haykırdım ve parmağını biraz daha soktu.
“Ahhhhh!”
O kadar değişik hisler içindeydim ki bacaklarimin sarsılmaya başladığını hissettiğimde tamamen çaresiz kaldım. Tuhaf bir şekilde yaptığından çok zevk almıştım.
“Oradan bekaretini alacağım o zaman!” diye haykırdı.
O anda bittim, boşalmaya başlarken deli gibi inliyordum. Bacaklarım tutmamaya başlayınca iyice kendimi ileri doğru itmeye başladım.
Saçlarımdan çekerken, boşalacağımı anlayıp bir anda üzerime çullandı ve düşmemem için kalçamdan beni ileriye ittirmeye başladı. O sırada parmağı daha çok içime giriyordu, resmen arkami parçalayacaktı. Bundan kurtuluşum yoktu.
“Ahhh! Ohhh! Geli… Ahhhh!”
Her seferinde sanki daha da artan bir heyecan gibiydi. Hiç bitmiyordu. O kadar güzel hissettiriyordu ki, gözlerimi darıca escort kapattım. Dudaklarımda bir gülücük belirirken sanki kafam mayhoş oluyordu. O da bunu fark etti. Hala içimdeydi. Ama o da fazla dayanamayacaktı. İçimde daha da büyüdüğünü hissediyordum, boşalması çok zaman almazdı.
Saçlarımı tutup beni yukarı çekerken, başımı ona doğru kaldırdım ama çok zorlanıyordum. Hiç halim kalmamıştı gerçekten de.
Ve bir anda içime patladı. İçimde sıcaklığını hissettiğimde, parmağı hala arkamdaydı. Ucu içime girmiş, resmen onu almamak için direnen küçük deliğime baskı uyguluyordu. Hem aci, hem az, hem de bu doygunluk… Her anlamda zirveye ulaşmak işte buydu, olması gereken de buydu. En başından beri hiç hissetmediğim kadar yoğun hissediyordum. Evliliğimin ilk aylarında, cinsel anlamda doruk noktama ulaştığımı zannediyordum. Ama şimdi hiç de öyle olmadığını çok net bir şekilde görüyordum. Onlar hiç birşeydi resmen. Bu deneyimlerimle karşılaştırdığım zaman ise, gerçekten sıfır kalırlardı. O kadar doyuyordum ki, sadece onu düşünüyor, sadece onu görüyordum… Ve daha da güzeli, ondan bir bebek sahibi olacak olmak… İşte zirve buydu. O anda sanırım artık arşa ulaşacaktım. Ölsem bile fark etmezdi, artık bu hisleri yaşadığım için ölsem bile arkada yapmadığım hiçbir şey için pişmanlık hissedeceğimi sanmıyordum.
Resmen kalp atışlarını içimde hissediyordum, içime boşalırken yine içim onunla doluyordu. Muazzam bir his, şairane bir andı. Saçlarımdan tutup iyice beni kendine çekerken, kalçalarıma yaslamıştı kendini. Sokabildiği kadar içime sokmuş, tamamen beni kendi hakimiyeti altına almıştı. Bu kadar güzel bir duyguyu daha önce kocamda bile hissetmemiştim, sahip olunmanın zirvesiydi. Ben onundum. Bana bunu sonuna kadar hissettiriyordu.
Biraz daha içimde durdu. Saçlarımdan tutup beni kendine çekerken kulaklarıma yaklaşan dudakları o güzel sözcükleri söyledi…
“Seni çok seviyorum…”
Nefes nefese kalmıştı…
“Anneciğim…”
Gülümsedim. Kalçalarımı ona biraz daha bastırarak, içimde küçülmeye başlayan erkekliğini daha fazla içime almaya çalıştım.
“Ben de seni… Oğlum…”
Görmüyordum ama o da gülümsüyordu, hissedebiliyordum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*