Damla’nın Hatıra Defteri 03

telefon çaldığında birden doğruldu. arayan Halil’di yani kocasıydı. saç baş dağınık göğüsleri fora bir şekildeydi.

-hayatım.

-aşkım nasılsın?

-iyiyim tatlım nasıl bitirebildin mi işleri?

-bitti bitti aşkım ustalar gitti işte ben de ev işleriyle uğraştım yerleştirmesi uzun sürdü.

-uğraşmasaydın o kadar bi kadın tutsaydın keşke.

-hallettim bebeğim ya. sen nasıl yaptın işlerini bitirebildin mi?

-bitirdim sayılır bebeğim ben de pazar günü yanındayım aksilik çıkmazsa.

birden ahhhhh çekti damla. çağrı boynunu yalıyordu. buna hiç dayanamazdı. kocası ne olduğunu sordu. damla da durumu kurtarmak adına

-ahh bebeğim seni çok özledim, yanımda istiyorum seni.

-ben de özledim bebeğim az kaldı geleceğim.

telefonu kapattıktan sonra damla çağrı’nın üzerine çıkmıştı.

demek yaramazlık istiyorsun.

yavaşça göğsünden aşağıya doğru kaydı. üzerindeki çarşafı bir çırpıda fırlatıp attı. artık karşı karşıyaydılar. uyuyan devi uyandırmaya niyetlendirmişti damla.

bu ufaklık tam ağzıma layık.

hmmmm tadı nasılmış acaba.

-canımmm harikasın..

damla büyük bir iştahla yalıyordu çağrının erkekliğini. çağrı da yılların eksikliğini gidermeye çalışıyordu. büyük bir hazzın içerisindeydi. ağzından çıkarıp göğüslerinin arasına aldı. hızla git gele dayanamayan çağrı kuvvetli bi şekilde boşalıyordu damlanın göğüslerine. çağrının gözlerinin içine bakarak onun üzerine doğru gelip göğsüne yattı. dudaklarına öpücük kondurdu. kırk yıllık aşıklar gibi sarıldılar.

kahvaltılarını teknede yapacaklardı. güzel bir koyda demirlemişlerdi. çağrının tişörtünü giymişti damla ve beraber kahvaltıyı hazırlıyorlardı.

-halil pazar günü burada olacakmış.

buna biraz bozulmuştu çağrı. bir şey diyemedi.

-yani iki günümüz kaldı öyle mi?

-öyle tatlım.

-o halde bu iki günü iyi değerlendirelim ne dersin?

-ne gibi mesela?

-akşama güzel bir kulübe gitmekle başlayabiliriz mesela.

-tamam tatlım.

akşama eğlenmek üzere anlaştıktan sonra kahvaltılarını etmek için masayı hazırlamışlardı. güzel deniz manzarası eşliğinde güzel bir kahvaltı yapıyorlardı. eski iş yeni sevgili olarak.

akşam vakti gelip çatmıştı. damla bir afeti devran olmuştu. straplez mini bir elbise giymişti. altında topuklu ayakkabıları kalçalarını meydana çıkarmıştı. saçları ve makyajı ile adeta tüm erkeklerin siklerini kaldırmak için can atıyordu. koluna girmiş ona eşlik eden çağrı ise bu durumdan hoşnut sayılırdı. tüm erkekler kulübe girişte ikisine daha doğrusu damlayı süzüyor çağrının yerinde olamadıkları için hayıflanıyorlardı.

denize kıyısı olan bir kulüptü bu. elit, gösterişli ve belli bir kesimin girebildiği bir yerdi. adı da dirty club’dı. içeriye girdiklerinde loş ortamda kimse kimseyi net olarak göremiyordu. ancak spot ışıklar arada bir geçtiğinde net olarak seçilebiliyordu insanlar. açık hava olmasına rağmen sis ve duman ortamı ağırlaştırmıştı. ve tabi ki buram buram alkol kokuyordu.

çoğu kulüpteki gibi burada da sandalyeler yeterince değildi. ve damla ile çağrı sandalyesiz bir masada ayakta duruyorlardı. gerçi bu durum çağrının işine geliyordu. damlaya daha yakın oluyor ona dokunup sokulabiliyordu. damla bir kokteyl söylemişti. çağrı ise viski istemişti. etraflarına bakınıyorlardı. o ara çağrı da boş durmuyor eli damlanın poposunda geziniyordu. çaktırmadan da etrafa bakıyordu bu durumu gören var mı diye. arada boynuna öpücükler konduruyordu çağrı.

gece porno izle ilerlemiş damla çakırkeyif olmuştu. çağrı ise zurna gibiydi. artık hareketlerini kontrol edemiyordu. herkes bir köşede sevişiyordu adeta. çoğu yer karanlık olduğu için belli belirsizdi her şey. ama birden gözü bir şeye takıldı. siyahi biri vardı barın önünce damlaya bakarak oturuyordu ve eli de aletindeydi. aman allahım bu nasıl bi şey böyle.

adam pantalonunu çok aşağıdan kavramıştı. eğer aleti oraya kadar uzanıyorsa bu çok büyük bi şey olmalıydı. bugüne kadar hiç boy sorunu yapmamıştı ama tatilde yaşadıkları onu fena halde değiştirmişti. tatmin oldukça dahasını da istiyordu. dudaklarını yaladı damla. adam bunu bi işaret olarak algıladı. sandalyesinden indi. ancak damla paniklemişti. yanındaki çağrıya baktı hiç bir şeyin farkında değildi.

aşkım ben lavobaya gidiyorum diye kulağına fısıldadı.

birden lavobaya yöneldi damla. adama bakarak gidiyordu.

damla kendini zor atmıştı tuvalete. aynaya baktı derin bir iç çekti. elbisesini ve saçlarını düzeltti. makyajını tazeledi. yanında hemen bir bayan vardı o da zilzurna sarhoştu.

o işini bitirip çıktıktan sonra kafasını kaldırıp aynadan arkasına baktığında o siyahiyi görmüştü. şok halindeydi. arkasını dönmesiyle beraber adam dudaklarına yapışmıştı bile. aman allahım neler yapıyordu damla böyle. kocasını aldattığı adamla eğlenmeye geliyor onu da tuvalette başka adamla aldatıyordu. bu kadarı ona da fazlaydı. birden iktirdi adamı. adam damlayı kaçırmamak için elini tuttu damlanın ve aletine götürdü. damla büyük şok yaşıyordu tekrar. sahiden çok büyüktü. böyle bi şey hiç görmemişti. bu sefer damla adamın dudaklarına yumuldu. ve onu bir kabine doğru çekti kapıyı kapadı. büyük bir iştahla sevişiyorlardı. damlanın dudaklarını yiyordu siyahi. damla adamın tişörtünü bir çırpıda çıkardı göğüslerini yalıyordu. adam çok kaslı çıkmıştı. atletik bir yapısı vardı. damla onu öperken zenci onu adeta parçalıyordu. kalçalarını sıkıyordu. aleti artık pantalona dar geliyordu. damla bu durumu anlayıp oraya eğildi ve bu tutsaklığa bir son verdi. özgürlüğüne kavuşmuştu. hediyesini ise damla sunuyordu ona. aleti sahiden de kocamandı. onu yalamaya başladı. ağzına sığmasa da onu büyük bir iştahla yalıyordu. girdiği kadarını alıyordu ağzına. zenci kendinden geçmişti. damlanın kadınlığı sırılsıklamdı. zenci onu bir çırpıda kaldırdı önce elbisesinin altını belinde toparladı. daha sonra başını onun kadınlığına gömüp yalamaya başladı. nasıl bir ahhhh çektiyse damla dışarıdan bile duyulmuş olabilirdi. gözleri kısılmıştı.

ahhhh, ımmhhhh hadi ama bunu bana yapma. hadi onu artık istiyorum diyordu damla. adamsa başını işinden ayırmıyordu. damla zencinin saçlarını çekiyordu. ohh bebeğim sen nasıl bi şeysin. ahhh ahhhh hadi ama..

zenci damlayı kucakladığı gibi kabine dayadı. aletini tek seferde sokmuştu. damla yırtılmış olmalıyım diye düşündü. bir çığlık attı. o anda tuvalete biri girmişti. damla zenciye sarılmış kalçalarını hareket ettiriyordu. zenci bağırmasın diye ağzını kapatmıştı damlanın. şehvet ihtiras tutku heyecan her şey vardı. damla çoktan orgazm olmuştu. kadının işi çok uzun sürmedi ve dışarı çıktı. o andan itibaren zenci duraksız gidip geliyordu. damlayı kucağından indirip eğilmesini istiyordu. damla görevi anlamıştı. ve bunu canı gönülden istiyordu. adam damlaya doğru mastürbasyon yapıyordu. damla ise ağzını açmış bekliyordu. sex izle ve zenci okyanus gibi patlıyordu. damla elbisesine gelmesin diye tüm menileri ağzında karşılıyordu. bir tek damla bile düşürmeden hepsini ağzında biriktirmişti. ve onları klozetin kapağını açıp tükürdü. zenci ise üzerini toparlıyordu. ve onu kaldırıp dudaklarından öptü zenci eline de bir kağıt parçası sıkıştırıp tuvaletten kimseye farkettirmeden çıktı. damla klozete oturmuş aldığı zevki sindirmeye çalışıyordu. bir gece kulübünün tuvaletinde tanımadığı biri ile hatta adını bile bilmediği bir zenci ile sevişmişti. tam bir fahişe gibiydi. zencinin eline tutuşturduğu kağıdı açıp okudu. telefon numarası yazıyordu altında da adı. tommy.

damla üzerini düzeltip kabinden dışarı çıktı. içeride bir bayan vardı. aynaya baktığında çenesinde biraz meni kalmıştı. bunu yanındaki kadın da farketmişti. hemen temizledi makyajını tazeledi. ve kadına göz kırparak tuvaletten ayrıldı.

içeride çağrının yanına geçerken zenci bara oturmuş içkisini yudumluyordu. yandan da onu süzüyordu. damla verdiği kağıdı zencinin görebileceği bir şekilde çantasına koydu. çağrının yanına geçtiğinde ona hemen bir öpücük kondurdu.

hayatım nerede kaldın?

tatlım midem kötü olmuş herhalde içk**en.

tamam bebeğim merak ettim ben de.

damla çağrıyı kıvama getirmişti . dudaklarını yalayarak ise zenciye bir göz kırptı. yaşayacaklarımız daha bitmedi dercesine.

Kendi ağzından;

-hayatım hoşgeldin!

-hoşbulduk sevgilim.

kocam kaç zamandır ortalarda yoktu. iş sebebiyle olsa da bu kadar uzun bir ayrılık yaşamamıştık. onu özledim desem çok gerçekçi olmazdı. çünkü çok farklı duygular yaşamıştım ama yine de eşimi seviyordum. sonuçta belli mevkilerde insanlardık. sıradan değildik. iş arkadaşım ve komşumla yaşadıklarım başıma büyük işler açabilirdi. bu kadar yakın olan kişilerle yapmamalıydım. gerçi olan olmuştu çok da zevk almıştım. bi kere de düşünmeden içimden ne geliyorsa öyle davranmıştım.

hemen ona bir şeyler hazırladım. yoldan geldi ve aç olmalıydı. üzerini değiştirip yanıma geldi. bana arkadan sarıldı. hemen gevşedim. beni özlediği her halinden ve sertliğinden anlaşılıyordu. ben de bir nebze de olsun özlemiştim aslında. ona mutfakta bir şeyler hazırlarken aletini kalçama dayamıştı. ben de ona karşılık veriyordum. geriye doğru iktiriyor onun daha da sertleşmesini istiyordum.

-sen acıkmadın mı yoksa?

-acıktım görmüyor musun?

-yoooo…

bu arada ben hareketlerimi hızlandırmış ve halil kendinden geçmek üzereydi neredeyse boşalacaktı.

-nasıl göstermem gerek sence?

arkamı dönerek aletini avuçladım. onun yeri ayrıydı bambaşkaydı sahiden.

-mesela buradan başlayabilirsin.

dedim sikine dokunarak. onu serbest bırakmasını istiyordum. o da bu isteğime karşı gelmemişti. hemen özgürlüğüne kavuşturmuştu. elimle kavradım alev gibiydi yanıyordu.

-ben yokken nasıl dayandın bu açlığa peki?

klasik kadın güdüsüyle soruyordum ve bir yandan da sıkıyordum cevabını beklercesine.

-sen yokken sadece seni hayal ederek kendimi tatmin ediyordum. ne güzel de yalardı seni diyordum.

daha fazla dayanamamıştım ben de hemen onu ağzıma alarak tatmin etmeliydim. evet bu tadı özlemiştim ben de. bir yandan da halil’in gözlerine bakıyordum kısılmışlardı. zevk aldığı her halinden ve hırıltılarından belliydi. iştahla yalıyordum. zevk suları karışmıştı damağıma. birden çıkardım ağzımdan.

-başka kadınlarla sikiş olduysan bunu koparırım.

diyerek onu tehdit ettim. kıskanıyordum her kadın gibi.

-hadi bebeğim ne olur devam et. senden başka asla, hadi devam et durma.

şu ada ne desem yapacak durumdaydı. daha fazla zorlamadım. devam ettim. elimle de mastürbasyon yapıyordum aletine aynı zamanda. daha fazla dayanamadı. o ağzımdan çıkarmaya çalışsa da ben istemedim ona bir hediye vermek istemiştim. çünkü bunu ona hiç yapmamıştım. mutlu olmuştu. meniler ağzıma birikmişti. başkasıyla olmadığı belliydi gayet kuvvetli boşalmıştı. onları yutmuştum.

-aşkım harikasın. seni çok özlemişim.

kalkıp dudağından öptüm cevaben. ve banyoya doğru yürüdüm tüm seksiliğim ve kışkırtıcılığım ile. aynada kendime baktım ve gülümsedim. temizlendim. elimi yüzümü yıkayıp içeri geri döndüğümde eşim onun için hazırladığım tostu yiyordu. bebeğim gel yanıma otur dedi halil. onun yanına geçip göğsüne yaslandım.

altımda mini bir etek vardı içime de çamaşır giymemiştim. tahrik etmeyi seviyordum. eşim yeni de gelmişti işe de yaramıştı aslında. üzerimdeki askılı badiden sütyensiz göğüslerim belli oluyordu. çok yüksek olmasa da topuklu ayakkabılarım ayağımdaydı. eşim geldiği için giymiştim o bunu çok seviyordu çünkü gerçi ben de seviyordum. ayaklarımı karnıma çekmiş kocamın göğsüne yaşlanmış hasret gideriyorduk. derken kapı çaldı. halil ben açarım diyerek kapıya yöneldi ben ondan boşalan yere uzanmıştım. duyduğum ses ile irkildim. mustafa’ydı gelen. ve işin kötü tarafı eşim onu içeriye davet etmişti. tanrım korktuğum başıma gelebilirdi. acaba mustafa bir delilik yapıp durumu eşime söyler miydi? mustafa ile yüz yüze gelmiştik bile. mahcup bir şekilde tokalaşmıştım bile.

-hoşgeldin halil nasılsın?

-iyiyim sen nasılsın?

-iyi ben de işte ne olsun daha yeni gelebildim. damla’ya da işi gücü yükledim burada zaten.

ben karıştım söze o anda.

-yok sağolsun yardım ettiler.

-ettiler derken.

-kuzenimden söz ediyor mert yanıma gelmişti de bir kaç günlüğüne

-sahi gitti mi kuzenin?

-evet gitti dün akşam.

-sağol mustafa ya iş güç ancak gelebildim yoksa yalnız bırakmazdım damla’yı.

-komşuluk hangi günler için. ben de arabayı görünce hoşgeldine geleyim dedim.

-tabi iyi yapmışsın.

sohbet koyulaşıyordu ama ben tedirgindim hala. kocam bi süre sonra izin isteyerek tuvalete gitti. bunu fırsat bilen mustafa hemen yanıma sokuldu. beni öpmeye kalkıştı. yapma desem de engel olmak neredeyse imkansızdı.

-yapma mustafa. kocam geldi artık öyle bir şey olması mümkün değil.

-emin misin?

-evet hem de gayet.

-bak kızım istediğim gibi davranmazsan her şeyi anlatırım kocana.

-sana inanmaz ki inkar ederim.

o anda telefonunu cebinden çıkardı ve bir fotoğraf gösterdi şok yaşıyordum sahilde mert ile çekilmiş fotoğrafım vardı. mert içime girerken bizi çekmişti. tanrım bunu nasıl farkedemedim. zaafımdan faydalanıp elini eteğimin altında attı. ve kadınlığımda dolanıyordu elleri.

-şu benim ufaklığa hayat ver hadi tatlım.

mecbur isteklerini karşılamak durumundaydım. feci halde faka basmıştım. elimi aletine atıp şortunun üzerinden okşamaya başladım.

-akşam sana mesaj atacağım bi bahane uydurup geleceksin?

-hayır bu akşam olmaz ne olur bunu yapma bana?

– gelmezsen eşinin telefonuna bu fotoğraf gider benden demesi.

aletine daha haşin davranıyordum. yine de zevk aldığı anlaşılıyordu. içeriden eşimin sesi yaklaşıyordu elimi çekip yanından uzaklaştım. gözüken oydu ki daha maceralarım bitmemişti ama bunun da intikamını mutlaka almalıydım. yaz kaçamağı başıma hangi işleri açmıştı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*