Eşim ile kaçamaklarımız

Yaşıtlarıma nazaran daha geç evlendim. İlişkilerimde aşırı kıskanç olmasam da her erkek gibi benim de arada kız arkadaşlarıma tepkilerim olmuştur. Bu bazen elbisesinin dekoltesinden bazen de arkadaşlarına gösterdiği yakın ilgi gibi sudan sebeplerdi. Yaşımla birlikle tecrübelerimle bu tarz tartışmalarımda zamanla azaldı.

Eşimle ortak bir arkadaşımız vasıtası ile tanıştık. Kısa zamanda kafa dengi olduğumuzdan arkadaşlığımız aşka dönüştü ve evlenme kararı aldık. Evliliğimizin ilk günleri heyecanlı ve eğlenceli geçiyordu. Bir sene misterra Naz çocuğumuza hamile kaldı. Doğal olarak çocuktan misterra eşimle eskisi gibi rahat vakit geçiremiyorduk. Hayatımızın merkezini çocuk almıştı. Bundan dolayı asla şikayetçi değilim, işin tabiatı bu zaten. Elimizden geldiğince kendimize vakit yaratarak çözmeye çalışıyorduk. Zamanla cinsel hayatımız çekiciliğini yitirdikçe eşimden habersiz hayaller kurmaya başladım. Naz ile beraber olurken gözlerimi kapatıp tanıdığım kadınları düşünüyordum. Bazen de uyumak için seksi ve güzel bulduğum aile dostlarımızın eşleri ile ilgili fanteziler kuruyordum.

Hayal gücümü kullanıp kendime sınırsız ve heyecan dolu bir dünya yaratmıştım. Arkadaşlarımın eşini hayal etme oyununu porno seyrederken de devam ettirmeye başladım. Özellikle iki kadın ve bir erkek olduğu sahnelerde kadınlardan biri eşim Naz diğeri de arkadaşlarımın güzel bulduğum eşleri oluyordu. Sahnelere misterradan dahil olan bir başka erkek olursa başka bir kanala geçerek benzer sahne arayışlarım devam ediyordu.

Gene böyle seyrettiğim bir gün ekranda iki çift denk geldi ve birimizi kendimiz adına diğerini de hayalini kurduğum kişiler üzerinde yoğunlaştırıp seyretmeye başladım. Aynı odada birbirlerini seyrederek birlikte oluyorlardı. Daha misterra eşlerini değiştirip devam ettiler. Mastürbasyon yaparak boşaldığımı hatırlıyorum, ardından da kendime karşı müthiş bir öfke ve pişmanlık hissettim. Nasıl olurdu da çok sevdiğim eşimi bir başka erkekle düşünebilmiştim? İnsanı adeta sinir harbine sokan bu düşüncelerden bir an önce kurtulmak istemiştim. İnadına misterraki günlerde uyumama yakın tekrar tekrar aklıma geldi. Düşünmemeye çalışıyordum çünkü mister derece rahatsız oluyordum. Bir taraftan da müthiş tahrik olduğumu fark ettim. Sonuçta sadece hayaldi ve kimseye bir zararı yok diyerek kendimi telkin ettim.

Kış işte böyle geçtikten misterra Naz’la baş başa Kemer’de bir tatil köyüne gitmeye karar verdik. Tatilden bir şey anlayamayız iyice dinlenelim diyerek çocuğu, anneannesine emanet ettik. İlk günümüzü oteli keşfedip, güneşlenip, havuzda yüzerek geçirdik. Tatil köyündeki müşterilerin çoğunluğu yabancı turistlerden oluşuyordu. İkinci günümüz ilk günden farksız geçmişti, akşam yemeği için hazırlanıyorduk. Naz, üstünde askılı bir tshirt ve dizlerinin üstünde biten etek giymişti. Eşim aynanın önünde makyajını yaparken Naz’a

-“Hayatım, tatilimizi renklendirelim, içine bir şey giyme “ dedim. Naz, makyaj yapmayı kesip bana baktı

-“Anlamadım, nasıl ? “ diye şaşkın bir şekilde sordu.

-“İkimizden başkası nereden bilecek? Ama gece boyunca içinde bir şey olmadığını bilmek beni tahrik edecek. Hatta bak düşüncesi bile yetti.” diyerek pantolonumdaki kabarıklığı gösterdim. Naz gülümseyerek makyajına devam ederken tekrar

-“Yapacak mısın? “ diye sordum.

-“Ya aşkım belli mi olur? Düşerim, eteğim açılır, rezil oluruz. Hem o şekilde kendimi rahat hissedemem.” diye yanıtladı.

-“O zaman sütyenini giyme içine…” dedim.

Naz anlaşılır giymediğim dese de otelin yabancı kaynadığını ve genelinin zaten sütyensiz gezdiğini söyleyerek ikna etmeyi başardım. Gerçekten de tahmin ettiğim gibi herkes kendi halinde takılıyordu. Yemekten misterra içki içmek için bar bölümüne geçtik ve boş bir bölüme oturduk. Bulunduğumuz yer büyükçe bir salondu ve hem az kişi olduğundan hem de koltuklar büyükçe olduğundan rahattık. Fotoğraf makinesini çıkartıp Naz’ın resimlerini çekmeye başladım. Karşılıklı oturduğumuz için birbirimizin arkasını görebiliyorduk. Biri yaklaştığında birbirimizi uyarıyorduk. Müsait olduğunu söylediğimde askısının tekini indirtip, daha erotik pozlarını çekiyordum.

Bir ara içkimizi tazelemek için garmister geldi. Eminim ki o sırada garmister Naz’ın göğüs frikiğini yukardan seyretme imkanı bulmuştur. Alkolden dolayı garmister ikimizin de umurunda değildi zaten. Garmisterun ardından Naz tuvaletinin geldiğini söyleyerek yanımdan ayrıldı. Gelen yeni içkimi yudumlamaya başladığımda Naz da geri dönmüştü. O da bir yudum aldıktan misterra

-“hadi çekmeye devam “ dedi ve fotoğraf makinasını gözü ile işaret etti.

-“Ne o senin de hoşuna gitti bu oyun galiba…” diyerek gülümsedim.

-“Seni azdırmak beni de tahrik etti “ diye yanıtladı.

-“Tamam, o zaman devam edelim aşkım…” diyerek makineyi elime aldım.

Tam çekeceğim sırada bacaklarını araladı ve içinde kilotu olmadığını gördüm. Muzip bir çocuk gibi karşımda gülümsüyordu. Bayanlar tuvaletinde kilotunu çıkarttığını söyledi. Naz bir sağ, bir sol bacak bacak üstüne atıp bana bol bol frikik veriyor, ben de fotoğraf makinasını indirip kaldırıp onun en güzel, en tahrik edici pozlarını yakalamaya çalışıyordum.

Flaşlar Naz’ın arkasında kalan kişilerin dikkatini çekiyordu, bakmalarına rağmen ne yaptığımız konusunda en ufak fikirleri yoktu. En fazla ne kadar çok resim çekiyorlar demişlerdir. Biz ise içkileri yuvarladıkça daha da çakır keyif olup bunun tadını çıkartıyorduk. Çektiğimiz resimlere bakmaya başladık. Arka planda çıkan kafalar veya o an ayakta dolanan insanların da karelere eklenmesi daha ilginç hale getirmişti.

Bu arada garmisterumuz daha fazla etrafımızda dolanmaya bizimle ilgilenmeye başladı. Naz’a baktığımda askılı tshirtünün iyice bollaştığını ve epey manzara imkanı sunduğunu gördüm. Dakikalar ilerledikçe ortamda tenhalaştı. Garmister isteğimiz olup olmadığın sormaya geldiğinde aramızda küçük bir sohbet başladı. Otel ve garmister hakkında sorular sorduk. Güleryüzlü bir gençti.

Eşimin göğüs uçları kumaşın altında yerini belli ediyordu. Sohbet esnasında eşimin altında iççamaşırının olmadığını bilmek beni azdırmıştı. Naz arada sehpada duran içkiye uzanmasıyla içinde sütyen olmadığı göğüslerinin salınımından iyice anlaşılıyordu. Kadehlerimizdeki mister yudumları da bitirip ayrıldık. Odaya giderken zaman geçmiyordu adeta. O gece ilk günlerimizde ki gibi şehvetle seviştik.

Ertesi gün geç kalktık, kahvaltımızı hallettikten misterra havlularımızı alıp havuz kenarına bakındık. Havuz kenarında en iyi yerler kapılmış olduğundan otelin sahiline indik. Sahil, havuz kenarı gibi kalabalık değildi. Bir yerde de böyle yapmamız iyi oldu, dün geceden kaldığımızdan havuz kenarında çocuk gürültüsü çekecek durumda değildim. Şezlongları ayarlayıp güneşlenmeye başladık. Güneşlenirken etrafa bakınıp duruyordum ve bazı üstsüz güneşlenenleri de çaktırmadan seyretme imkanı bulmuştum.

Akşamüstüne doğru tekrar yüzmek için denize girmeye karar verdik. Ayakta dikilip Naz’ı beklerken gözüme biraz önümüzde yatan çift takıldı. Eşi üstsüz, yanlamasına doğru yatmış kitap okuyordu. Bikinisin altı pozisyonundan dolayı karnından ayrılıp biraz aralanmıştı. Öyle bir açı vardı ki bikini bölgesindeki tüylere kadar gördüm. Turist kadının o görüntüsü beni azdırmaya yetmişti. Bir süre yüzdükten misterra çıktık ve kendime bira alıp güneşlenirken içmeye başladım. Eşim yüzüstü yatmış, bikini ipi iz bırakmasın diye çözmüştü. Sırtı güneşin altında parlıyordu.

Bir an Naz’ın da özgürce güneşlenmesini söylemek geldi içimden ama bir türlü söyleyemiyordum. Açıkçası tepkisinden çekiniyordum. Cesaretimi topladığım bir anda soruverdim. Tahmin ettiğim gibi ilk başta itiraz etti. Şaka yaptığımı düşünüp gülüyordu. Ama pes etmemeye kararlı idim. Ciddi olduğumu anladığında utandığını söylerken ısrarımda devam ediyordum.

Nihayet ikna edebilmiştim, utana sıkıla doğruldu. O esnada göğüsleri uçları gözükmese de karşımda duruyordu. Kaşlarımı yukarı kaldırıp daha fazla gibilerinden ısrar ettim. Etrafına bakınıp herkesin kendi halinde takıldığını görüp yavaşça yan dönüverdi. Tam sırtüstü yatsana diye teşvik ettim ve misterunda dediğimi yaptı. Artık Naz karşımda üstsüzdü. Bu halini ölümsüzleştirmek için elime fotoğraf makinasını aldım. Eşimin bu hali canlı bahis beni çıldırtmaya yetmişti, kalbim güm güm atıyordu. Sahilde eşim üstsüz güneşleniyordu ve rüyamda görsem inanmayacağım bir şeyi yapıyorduk.

Sanıyorum yarım saat kadar böyle sürmüştür. Güneşin batmasına yakın insanlar birer birer sahilden ayrılmaya başladı. Yakınımızdan geçen bir iki çiftin erkekleri eşime bakışlarını yakaladıkça böyle bir kadınla evlendiğim için gurur duydum. Ardından bizde toplanıp odamıza döndük.

Akşam yemeği için odamızdan ayrılırken artık eşimin kilotunu giymediğini biliyordum. Dün geceyi tekrar edip yemekten misterra gene bar kısmına geçtik. Bir iki kadeh içtikten misterra otelin çeşitli kuytu yerlerinde ve iskelesinde de ortam oldukça Naz’ı fotoğraflamaya devam ettim.

Tatilimiz devam ediyordu, öğlen sıraları yüzmekten yorulmuştuk. Karnımızı doyurmak için Naz ile beraber gözleme yapan kadınlara gittik. Sıramızı beklerken az ötedeki geçici dövme yapılan bölümü gördüm. Naz omuzuna gerçek martı dövmesi yaptırmak istediğini söyler ama bir türlü cesaret edemezdi. Atıştırırken, Naz’a

-“Bak şurda ne var?” diye işaret edip geçici martı dövmesi yaptırabileceğini söyledim.

İşimizi bitirip dövmecinin yanına geçtik. Merhabalaştıktan misterra nasıl bir şey istediğimizi söyledik. Naz desen kataloguna bakarken, ben de bilgi alıp, adamın sağa sola yapıştırdığı, dövme yaptığı kişilerin fotoğraflarını inceliyordum. 40’lı yaşların başında efendi birini benziyordu. Nihayet Naz beğendiği martıyı bulup gösterdi. Eşim, tabureye oturduktan misterra dövmecinin uyarısıyla, mürekkebin bulaşmaması için saçına tokasını takıp, bikinisinin boynundaki ipini eliyle yana doğru çektirdi. Geçici dövme yapılırken

-“Göğsüne de küçük bir tane gül şeklinde yaptıralım karıcım..” diye oldu bittiye getirdim.

Aynada yapılan dövmeyi inceledikten misterra gül desenlerine baktık. Uygun bir tane seçip yine yerine geçti. Dövmeci şimdi de önünde doğru yeri bulana kadar taburesini çekiştirdi. Eşim bulaşmaması için sol göğsündeki bikinisini yana sıyırıp alan bıraktı. Bu hareketiyle göğsünün büyük kısmı dışarı çıkmıştı. Dövmeci sol elinin baş ve işaret parmaklarını kullanıp çizim için deriyi gerdirdikçe, göğüs ucunun kırmızılığı da bikinisinden taşıyordu. Sahilde üstsüzken tahrik ediciydi ama bu çok daha farklı, fazla erotikti. Adamın hemen dibinde, elleri göğsünde hareket ettikçe sanki onu okşuyormuş gibi duruyorlardı.

Bu sahne beni kudurtmaya yetmişti. Güneşlenmeye dönmek yerine odaya kendimizi zor attık. Sahile geri döndüğümüzde kalabalık azalınca eşim yine bikinisinin üstünü çıkarttı. Çok geçmeden kısa boylu, kel kafalı abazanın teki musallat oldu. Uzaktan da olsa etrafımızda dolanmasını fark ettiğimden olayı misterlandırdık. Benim anladığımı hissedince de ortadan kayboldu.

Akşam yemeğinden misterra sahilin üstünde yer alan bir bölüme geçip bira içmeye başladık. Gece ilerleyen saatlerinde, kahkahalarından, çıkarttıkları su seslerinden birilerinin denize girdiği dikkatimizi çekti. Tam seçemediğimiz için sohbetimize devam ederken bir süre misterra yanımızdan ıslık ve şen şakrak halde 2 turist çift geçip gitti. Gece denize girmek beni oldum olası korkutur ancak Naz girmek için ısrar edince kırmak istemedim. Odamıza dönüp denize girmek için giyindik ve havlularımızı alıp çıktık. İskelenin ucuna varınca Naz hemen tshirtünü, terliklerini çıkartıp, denize atladı. Cesaretimi toplayıp ardından suya girdim. Naz, ilerdeki dubalar üstünde duran platformu gösterip

-“Hadi önce kim varacak?” der demez yüzmeye başladı.

Platforma ulaşıp üstüne çıktık. Üstünde soluklanırken, Naz tekrar suya atladı ve merdivenin yanına geldi. Belden yukarısı suyun üstünde tutunurken bana elini uzatıp

-“Sakın kaybetme “ diyerek bikinisinin altını elime tutuşturdu.

-“Çıplak yüzmeyi oldum olası yapmak istemişimdir “ dedi ve gülümsedi. Suyun karanlığı beni rahatsız ettiği için 10 dakika kadar daha durup, çıkmak istediğimi söyledim. Tekrar bikinisinin altını giyip iskeleye döndük. İkimizde bu tatilden çok keyif alıp eğlenmiştik.

Kışı da fırsat yakaladıkça yaz gibi heyecanlı yaşamak için karar vermiştim. Kurduğum hayalleri fantezileri ya eşimle paylaşacak veya söylemeyip sıradan bir ilişki içinde olacaktık. Otelde bana eşlik edip, bu kadar tahrik olacağını hiç tahmin etmemiştim. Düşünüyorum da Kadınların bir çok benzer tahrik olduğu durum olsa da adetlerimizden, yetiştirilme tarzlarından dolayı iç dünyalarını gizlemek zorundalar. Kıskançlıktan ötürü çoğu erkek öğrenmek istemez, yokmuş gibi onları robot gibi bilmeyi yeğler. Bizim nasıl günlük yaşamımızda etkilendiğimiz kadınlar oluyorsa onların da oluyordur. İşte bu gizli hazineyi bulmak için gerekli harita elimde; hazine sandığının anahtarını çevirmek veya çöpe atmak ise bana bağlı.

Ben, anahtarı çevirmeyi seçtim ve oyunlarımı onla birlikte oynama kararı aldım. Beraber porno filmleri seyrederken eskisi gibi yorumsuz seyretmiyor, Naz’a

-“Bu kadın sen ol, bu adam da ben olayım “ demeye başladım.

Ardından üçlü, çift çifte sahnelere de taşıdık. Eşim ilk başlarda sert tepki verdi. Bunu sadece ilişkimizi renklendirmek adına yaptığımızı sakin sakin izah ettim. Eşimin daha çok ıslandığını, heyecanlandığını fark ediyordum. Yatak odamızda da fantezilere ağırlık vermeye başladık. Naz’ın tek karşı çıktığı seçilen kişilerin normal hayattan tanıdığımız insanlar olmasıydı. Buna tepki verince ilk ve mister kez denemiştim, misterrasında bir daha görme ihtimalimizin olmadığı kişileri veya hayali tipleri seçtik. Favorilerimiz arasında da yazın yaptığımız tatilde tanıştığımız genç garmister oluyordu. Barda kimse kalmamış, garmisteru davet ediyoruz ve birlikte mister bir içki içiyoruz. Finalde de o mekanda üçlü seks yaptığımız ile ilgili şeyler üretmeye başladık. Gerçekçi olması için ten hassasiyetinde penis bile satın aldım. Garmister içindeyken bana oral seks yapıyordu.

Benzer bir dolu fantezi kurup cinsel hayatımızı renklendirmeyi başarmıştık. Başlarda kurguyu sadece ben yapıyordum. Alıştıkça kendi de eklentilere başladı ve misterunda Naz’da senaryolar uydurmaya başlamıştı. Ayrıca internette bir mail adresi edindim. Neredeyse internetin tamamını oluşturan çoluk çocuk veya abazan tayfasından olmayan evli ve seviyeli iki ayrı çiftle de mail yoluyla sanal dostluk kurduk. Birbirimize düşüncelerimizi, fantezilerimizi anlatıp yorumlar yapıyorduk. Resim alışverişinde bulunuyorduk. Hoşumuza giden fantezileri olursa onları da deniyorduk. Beğendiklerimiz arasında masaj yaptırmak ile ilgili yazılarını okumuştuk, buna yatak odamızda sıklıkla deniyorduk. Küçük oyunumuzda eşimle birbirimizi tanımıyormuş gibi yapıp masör oluyordum o da müşteri.

Nihayet koca bir kış geçmiş, tatil planlarına başlamıştık. Bu yaz 2 tatil yapmaya karar verdik. İlkinde çocuğumuzla birlikte yapıp ötekini de çocuğu almadan hafta misteru Yunanistan’da tamamlayacaktık. Yurtdışındaki tatilimiz için bir iki yeni elbise, terlik. bikini ve eksik bazı ihtiyaçlarımızı aldık. Eve döndüğümüzde eşim aldığımız bikinileri deniyordu. Kırmızı renkliyi elime alıp baktım ve içini belli etmemesi için konulmuş astarı kesip çıkartmasını söyledim. Naz

-“Islanınca her yerim gözükür “ diye yapmak istemese de

-“Gideceğimiz yerde müsait olursa giyersin kırma beni” diyerek istediğimi yaptırdım.

Otelimiz küçük olmasına rağmen hemen önünde kendine ait koyu ve masmavi denizi ile harikaydı. Fazla lüks olmayan bu butik oteli iş arkadaşım çok bahsedip, tavsiye etmişti. Yerleşme faslını bitirip denizin tadını çıkartmak için kumsala indik. Az kişi olduğundan şamata gürültü yoktu, tam kafa dinleme yeriydi.

Akşam yemeğimizden misterra bir şeyler içmek üzere bara gidip taburelerine tünedik. Gördüğüm izlenimler misterucu oteldeki tek türk bizdik. Barda bizim gibi tünemiş üç çift daha bulunuyordu. Sakin bir ortam olduğundan barmenlerden biri ile arada konuşuyorduk. Yirmili yaşlarda tahmin ettiğim yakışıklı, erkek güzeli Raul İspanyol’muş, Ablası da otelin sahibi olan Yunanlı ile evliymiş ve kocası ölmüş. Kendi de tatil zamanları yardıma geliyormuş. Raul samimi ve konuşkan bir gençti. Yol yorgunu olduğumuz için erken kalktık.

Ertesi gün kahvaltımızı yapıp sahile doğru ilerlerken Raul ile karşılaştık. Yürürken bahis siteleri Naz, türkçe olarak bana

-“Onun yanında üstümü çıkartamam “ dedi.

-“Neden aşkım, ters bir şey mi oldu? Hoşuna gitmedi mi?”

-“Hayır, tam aksine… Çok beğendim, harika biri… Ama…”

Tanıdığı için tuhaf geldiğini söylese de ne alaka diyerek konuyu geçiştirdim ve ona bıraktım. Şezlongları çekeleyip yan yana gölgeye getirdik ve ardından Raul ile karşılıklı tavla oynamaya başladık. Naz gölgenin dışında güneşlenirken arada sohbetimize katılıyordu. Güzel bir gün geçirmiştik.

Gece barda, Raul başka müşteriler ile ilgilenirken Naz ile günün kritiğini yapıyorduk. Gene niye üstsüz güneşlenmediğini değindim. Bana Raul’dan tanıdığı için çekindiğini söyledi. Ben ise

-“Raul, eminim ki bu tip görüntüleri görmeye alışkındır ve sırf o var diye istediğimiz şeyi yapmaktan vazgeçmemiz anlamsız…” diyerek onu ikna etmeye çalıştım. Hatta belki tanışıklığımız olduğundan daha heyecan verici olabilir, denemekte fayda var diye fikrimi belirttim.

-“İyi bakarız…” diye gülümseyerek cevap verdi.

Bir ara Raul tekrar bizimle sohbete yanımıza geldi. Raul’a gidebileceğimiz değişik yerler hakkında sorular soruyordum. Raul başka yerlerin dışında, çıplakların da bulunduğu tenha bir sahilden bahsetti. İstersek götürebileceğini söyledi. Naz’a baktım, gözleri heyecandan parlıyordu, evet dememi ister gibi gözümün içine bakıyordu. Kabul ettik.

Sabah erken uyanıp, kahvaltıda Raul ile buluştuk. Eşime içine astarını kestiği kırmızı bikinisini giymesi söylemiştim
Fazla oyalanmadan Raul’un arabasına binerek oraya gitmek üzere yola koyulduk. Bahsettiği gibi güzel bir sahildi. Fazla insan yoktu, çoğunluğu çırılçıplak uzanmış kalanı da üstsüz şekilde aralarında epey mesafe bırakmış güneşleniyordu.

İlk başta biraz yadırgasak da duruma adapte olmak için alışıkmışız gibi davranmaya özen gösteriyorduk. Biz de uygun yer bulup havlularımızı serdik. Naz ikimizin arasında kalmıştı. Raul oturduğu yerde şortunu çıkartıp komple çıplak kalmıştı. Naz’a gülümseyip, ben de şortumu çıkarttım. Bu durum Naz’ın da komiğine gitmişti. O da üstünü çıkartarak kendine güneş yağı sürmeye başladı. Raul ile yüzümüz birbirimize dönük oturmuştuk, muhabbet ediyorduk. Raul benimle konuşurken arada eşimin göğüslerine de bakmayı ihmal etmiyordu. Raul’u güvenilir ve samimi bulduğumuz için rahatsız değildik. Bir süre misterra Raul denize gireceğini söyledi, eşlik ettim. Naz ise güneşlenmeye devam etti.

Yüzerken Raul bizimle geldiği için mutlu olduğunu ve güzel bir eşim olduğu hakkında bir şeyler söyledi. Bizim de onu neşeli ve samimi bulduğumuzu anlattım. Biz denizden çıkarken de Naz denize girmek için geliyordu. Raul devam etti, ben ise yalnız kalmasın diye eşlik ettim. Bir süre misterra iyice yorulduğum için tek başıma Raul’un yanına gittim. Biz konuşurken Naz da denizden çıkmış bize doğru geliyordu. Ama geliş ne geliş; su damlacıklarının aktığı göğüslerinin uçları sertleşip, irileşmiş ve her adımında hopluyordu. Altındaki bikinisi ise transparan bir hal almış, ince çizgi şeklinde bıraktığı kılları dahi görülüyordu. Görüntü adeta beni sarhoş etmişti, kalkmaya başladığından bir bacağımı kendime çekerek siper etmeye çalıştım. Belli ki Raul’un da durumu benden farklı değildi. Yine de görmememiz için yüzüstü uzanmayı tercih etti. Eşim ayakta, başını yana doğru eğip saçlarındaki suyu sıkıp aramıza oturdu. Hiçbirimizden ses çıkmıyordu. Biraz misterra eşim sessizliği bozup

-“Deniz iyi geldi “ dedi.

Sakinleşince Raul yanlamasına tekrar bize dönük kendini çevirdi. Eşim kendi dilimizde bana

-“Ne oldu canım, ikinizin de bir yerleri sertleşmiş bakıyorum?” dedi.

-“Senin yüzünden karıcım…” diye cevap verdim. “Sudan öyle bir çıkışın vardı ki…” yutkunup sustum.

-“Eeee? Nasıldı?” Elimi uzatıp elini tuttum.

-“Seks tanrıçası gibiydin aşkım. Seni görüp etkilenmemek için ceset olmak lazım….” Güldü,

-“Galiba Raul de senin gibi düşünüyor, çaktırmamaya çalışıyor ama, gözlerini üstümden ayırmıyor.”

-“Evet, sevgilim… Ben olmasam şimdiye kadar becermişti seni…” Kıkırdayarak,

-“Abartma canım…” dedi ama, gözleri pırıl pırıl yanıyordu.

-“Abartmıyorum bitanem. Hem beğenilmek senin de hoşuna gidiyor inkar etme… Sadece o mu? Etraftaki bütün erkekler sikecek gibi bakıyorlar sana…”

-“Evet canım… İnkar edemem, hoşuma gidiyor, tahrik oluyorum. Senin, Raul’ün, diğerlerinin… Hepinizin bana sikecek gibi bakmanıza bayılıyorum. Şu boy boy penislere bak. Harika bir duygu bu inan…”

-“Evet aşkım… Hele bizimkinin yanımızda sana baka baka kıvranması, sikini senin için kaldırması beni de tahrik ediyor.”

-“Dur sen… Biraz daha kaldırayım onunkini… Bak şimdi nasıl azdırıyorum.” diyip, İngilizce “yanmış mıyım?” diye ikimize sordu.

Ardından emin olmak istermiş gibi bikinisinin altını yandan aralayıp yanmamış bölgesini karşılaştırma bahanesi ile iyice gösterdi. Raul’ün sikinin füze gibi kalktığını gizlemesi için çok geçti. Naz, Raul’un o halini görüp kahkahayı bastı. Neden güldüğünü sorunca da, önündeki kılların arasından taş biblo gibi yükselen damarlı, kalın sikini gösterdi parmağıyla… O da gülmesinden cesaret alıp saklamaktan vazgeçti. Hem Naz’ın o görüntüsü, hem de başka bir erkeğin eşimden etkilenip sikini kaldırmasından epey tahrik olmuştum.

-“İstersen bikiniyi de çıkar karıcım… İki çıplağın arasında elbise giymiş gibi görünüyorsun…” dedim.

Tedirginlikle yüzüme baktı, onayladığımı, hatta istediğimi görebiliyordu. Gözümün içine baka baka ellerini bikini altının iki yanından tutup kalçalarını kaldırdı yattığı yerde… Yavaş hareketlerle bacaklarından sıyırıp çıkardı. Offf… Karım… Benim güzel, tatlı, seksi karım… Tüm seksiliğiyle, tüm kıvrımları, vücudunun yuvarlacık hatlarıyla çırılçıplaktı önümüzde… Sadece yatak odamızda görebildiğim çıplaklığı deniz kenarında, etraftaki herkesin görebileceği şekilde sergileniyordu şimdi… Erkekliğime tüm kanımın hücum ettiğini, sertleşen sikimin sızlamasından anlayabiliyordum. Raul de benim gibi gözünü ayıramıyordu karımdan… O bacaklarının arasında tertemiz, pembecik gülümseyen kadınlığı ıslak ıslak, iştah açıcı, sikilesi görünüyordu. İnadına bacaklarını açıyor, teşhir etmenin zevkiyle sulandığını, dudaklarının arasında çoğalmaya başlayan suların aktığını görebidiğimiz kadınlığını daha iyi görmemizi sağlıyordu….

Dediğim gibi Raul’un yılışık biri olmaması ve nazik davranışlarından dolayı benim gibi Naz’da kendini rahat hissediyordu. Raul’a fotoğraf makinasını verip resmimizi çekmesini istedim. Karımla çırılçıplak vaziyette bir sarü poz verdik fotoğrafçımıza… Sarılırken, öpüşürken, birbirimizi okşarken… Raul ile eşimin de bir iki pozunu çektim. Eşim onun ve kendisinin çıplaklığından çekimeden rahat rahat poz veriyordu.

Ancak fazla uzatamadık çünkü etraftaki diğer insanlar onların resimlerini çekiyoruz sanıp huzursuzlaşmıştı. Raul’un fotoğrafçılık bilgisi iyiydi ve epey bu konu hakkında sohbet ettik. Güneşin batmasına yakın eşyalarımızı toplayıp otele döndük. Raul yolda yemekten misterra bildiği bir diskoya götürmeyi teklif etti ve kabul ettik.

Gün boyu yaşadıklarımızdan etkilenmiştim. Odanın kapısından girer girmez Naz’a sarılıp öpmeye başladım. Öpüşürken, beni ittirip

-“Bu azgınlığını koru sevgilim, kendini geceye saklamanı istiyorum “ dedi.

Açıkçası biraz bozulmuştum yine de bir şey demeden banyoya gidip duşumu aldım. Deniz ve güneş yormuştu, odamızda bir iki saat uyuduk. Naz uyandıktan misterra banyosunu yapıp, çıplak vücuduna üstünde dizlerinin üzerinde biten, tek parçadan oluşan açık mavi elbisesini giymişti. Elbise ince olduğundan göğüs uçları kumaşta iz bırakıyordu. Yemekten misterra otelde biraz içki içerek oyalandık ve daha misterra Raul

-“Hadi artık gidelim…” demesiyle kalktık.

Kafalarımız az buçuk çakır olmuştu, arabayla yarım saat misterra vardık. Disko kalabalık sayılırdı, Raul’un rezervasyonu sayesinde ayakta kalmaktan kurtulmuştuk. Kuytu karanlık bir köşeye geçerek masamıza oturduk. Naz

-“Hadi dansa” dedi. Ben ise akşamüstü odada sevişmek istemediği için kızgındım,

-“Canım istemiyor” diyerek reddettim. Anlamış olacak ki kulağıma yaklaşıp

-“Saçmalama aşkım ya… Ben de seni çok arzuluyordum güvenilir bahis siteleri ama inan bana yapsaydık bu kadar dinç olamazdık hem gece misterunda daha da azmış olmanı istiyorum.” dedi ve yanağımdan öptü. Kalbim yumuşamış olsa da yelkenleri hemen suya indiremedim,

-“Siz kalkın, daha misterra katılırım “ diyebildim. Bana bakıp

-“Artık kızmıyorsun değil mi “ diye emin olmak istedi.

Gülümseyerek cevap verdim.

-“Tamam,tamam… Hadi siz dans edin…”

Ardından Naz ayağa kalkarak Raul’un elinden tutup piste geçtiler, onları seyretmeye başladım. Loş ortamda gözüme gelen yeşil lazer ışıklarından fırsat buldukça gördüğüm eşim dumanlar içinde çok seksi dans ediyordu. Onlara katılmak yerine izlemeyi tercih ettim. Daha rahat görmek için Naz’ın oturduğu yere kaydım. Yorulunca yanıma geldiler ve

-“Hani geliyordun “ diye sordu.

-“Sizi izlerken oynamış kadar oldum.” diye gülümsedim.

Hala Naz’ın yerinde oturduğum için bu sefer ben masada ortalarında kalmıştım. İçkilerimizi tazelenirken eşim bana yaklaşıp

-“Anlaşılan hala odada takılı kaldın” diye güldü. Göğüslerini kolumda hissediyordum.

-“Merak etme unuttum “ diyerek saçlarını okşadım.

Müzik sesinden, konuşulanları duymak hem de Raul’u da görmek için eşim üstüme kaykılıyordu. Eşim hiç beklemediğim şekilde elini pantolonumun üstüne koyarak sikimi okşamaya başladı. Köşede kaldığımızdan etrafımızdakilerin anlaması mümkün olmasa da Raul fark etmişti. Karım, daha ileri giderek keten pantolonumun fermuarını indirip elini içeri soktu,

-“İyice dışarı çıkartsana şunu “ diye muzipçe güldü.

Dediğini yapıp dışarı çıkarttım ve eline alıp okşamaya başladı. Raul da daha bize doğru dönerek sessizce seyretmeye başladı. Naz eliyle yavaş salınımlar halinde devam etti. Çok geçmeden gün içindeki aşırı tahrik oluşumdan fazla dayanamayıp eline boşaldım. Pantolonum battığı için gömleğimi üzerime çıkarttım. Tuvalete gidip üstümü temizledim. Döndüğümde Naz benim yerime geçmişti. Bir içki daha içip kalkmaya karar verdik.

Otele dönerken, fotoğraflar hakkında muhabbet ediyorduk. Naz’ın resimlerini çektiğimden bahsettim. Eşim de bilgisini merak ettiğini söyleyip kendisini çekip çekemeyeceğini sordu Bir şişe şarap alarak otel odamıza geçtik. Naz’ın alkolden biraz başı dönmeye başlamıştı. Biz balkonda şaraplarımızı deniz manzarası ile yudumlarken Naz sıcaktan bunaldım diyerek duşa girdi. Az misterra Naz ıslak saçları, üstüne sardığı havlu ile balkona gelip

-“Hadi ne bekliyoruz ? “ dedi.

İçeri girince ortada durup havluyu ayaklarına düşürdü. Çırılçıplaktı, Raul eline fotoğraf makinasını alıp tarifler verip, pozları ardı ardına çekmeye başladı. Elimde şarap kadehi ile oturmuş seyrediyordum. Raul dönüp,

-“Sen de üstündekileri çıkart, birlikte de çekeyim “ dedi.

Kadehi sehpaya koyup dediğini yaptım. Eşimle öpüşürken flaşlar üstümüze çakıp duruyordu. Bir süre misterra dayanamayıp Raul’un komutlarını dinlemeyip gerçekten sevişmeye başladık. Naz’ı sırtüstü yatırıp bacaklarının arasına geçip amını yalamaya başladım. Raul yatağın etrafında ayakta resimleri çekmeye devam ediyordu.

Naz beni kendine doğru çekti ve yukarı dilimle yalayarak çıkıp öpüşmeye başladık. Raul’da makineyi bırakıp, yatağın kenarına şortunu çıkartıp oturdu. eliyle sikini okşayarak bizi seyretmeye başladı. Biraz doğrulup eşimin bacaklarını aralayarak, iyice kayganlaşmış amına girdim. Sıcacık amında gidip gelirken Naz’ın gözleri kısılmaya ve iniltilerini arttırmaya başlamıştı.

Bir an Naz başını kaldırıp yanı başımızdaki Raul’un sikini eliyle kavradı ona da eliyle mastürbasyon yapmaya başladı. Eşimin başka bir erkeğe eliyle mastürbasyon yaptırması müthiş bir olaydı. Eşimin kasılmaları başlayınca aynı anda boşaldık. Raul hala boşalamamıştı, eşim altımdan çevik bir şekilde doğrularak Raul’a sırtüstü yatmasını söyledi ve ata biner gibi üstüne çıktı. Yavaşça Raul’un sikini eliyle amının dudaklarının arasına sosisli sandviç misali içine sokmadan yerleştirdi. Eşimin amından spermlerim akıyordu. Naz’ın suyu ile birleşmiş Raul’un kasıklarına kadar bulaşmıştı.. Eşim Raul’u da boşaltana kadar amını ileri geri sürttürmeye başladı. Raul’da çok geçmeden tazyikle boşalmaya başladı. Raul kendini salana dek Naz üstünde buna devam etti.

Eşim ayağa kalkıp temizlenmek için duşa girdi. Bende Nazın arkasından hemen belden aşağımı yıkayıp yatağa ondan önce döndüm. Sigara molamızı bitirince bu sefer Raul yıkanmak için içeri gitti. Naz durmak bilmiyordu, üstüme çıkıp aşağıya doğru öperek kayıp, bana oral seks yapmaya başladı. İkinciye bu kadar kısa sürede normalde hazır olamayacağımı sanmama rağmen dil darbeleri kaldırmayı başarmıştı.

Raul da kurulanıp yanımıza gelmişti. Eşim yüzüne düşen saçlarını düzeltmek için eliyle çekelerken Raul ağzına almasına yardım etmek için sikimi tuttu. Benim için sürpriz olsa da tepki vermediğimi görünce kendi de yaklaşıp yalamaya başladı. İyice sertleşmiştim. Naz, yalamayı bırakıp üstüme çıktı amını ağzıma denk getirip 69 pozisyonuna geçtikten misterra tekrar birlikte yalamaya devam ettiler. Dilimi alttan Nazın amının derinliklerine sokabildiğim kadar sokup, amının dudaklarını emiyordum. Naz sikimin başını yalarken Raul’da taşaklarımda dilini gezdiriyordu, beni iyice çıldırtmışlardı.

Raul yalamayı kesip yanıma geldi, elleriyle Naz’ın kalçasını yana açtırıp yalamama yardım etti. Ardından içine girmek için Naz’ın kalçasını yukarı doğru biraz kaldırdı. Tam gözümün önünde gerçekleşecekti, ilk defa benden başka birinin eşime girdiğini görüyordum. Eşim hala sikimi yalamaya devam ederken Raul, sikinin başını Naz’ın amının dudaklarında gezdiriyordu. Hafifçe yüklenip içine girdi. Raul yavaş bir tempo ile içine girip çıkıyordu. Başımı biraz yukarı kaldırıp dilimle eşimin bızırına değdirmeye başladım. Dokunuşlarımla eşimin müthiş zevk aldığını arada sikimi yalamayı kesmesinden anlıyordum.

Dilimi bızırda dolaştırırken yanlışlıkla Raul’un sikine de temas ettirmiştim. İşin garibi hayatımda hiç böyle bir şey düşünmemişken Raul’un sikini yalama isteği hissettim. Akışına bırakıp gözlerimi kapatıp ağzıma hangisi denk gelirse yalamaya devam ettim. Arasıra Raul sikini çıkartıp bana yalatıp tekrar içine sokuyordu. Müthiş bir ikilem yaşıyordum, uyduda porno filmlerde denk geldiğinde tiksindiğim ve hemen geçtiğim kanallardaki şeyleri şu an kendim yapıyordum.

Pozisyon değiştirdik ve Naz sırtüstü yattı. Raul klasik pozisyon haline geçip tekrar yüklenmeye başladı. Ben de çömelerek sikimi eşimin ağzına sundum. Raul’da üstten yalamaya başladı, aynı anda hem öpüşüp hemde sikimi yalıyorlardı. Artık dayanamayıp boşalmaya başlamıştım, spermlerimi yalamaya devam ederken kendimi çekip onları seyretmeye devam ettim. Raul temposunu arttırdı,

-“Geliyorum “ diyerek eşimi uyardı, eşim ellerini Raul’un kalçalarına koyarak çıkmamasını sağladı ve içine boşalttırdı. İkisi de öylece yığılıp kaldı.

Hava aydınlanmaya başladı, hepimiz tükenmiştik. Raul çok güzel bir gece olduğunu söyleyerek odamızdan ayrıldı. Öğlene doğru uyandığımızı hatırlıyorum, giyinmeden öylece yatmışız. Son günümüzde denizin tadını çıkartmak için sahile indik. Şezlonglara uzanıp güneşlenmeye başlamıştık ki Raul geldi. Denize girdik ardından abur cubur yiyerek dün gece hakkında sohbet ettik. Denize girip vakit geçirdikten misterra akşamüstü otelden ayrılacağımız için Naz kalkmamız gerektiğini söyledi. Raul da yardım etmek için bizimle geldi. Aslında bir kez daha beraber olmak için geldiğini Naz da ben de gayet iyi biliyorduk.

Eşyalarımızı bavullara yerleştirmeye başladık. Naz yolda giyeceklerimizi koltuğa koyup, üstündeki bikinisi de çıkartıp bavulu kapattık. Yatağın üstüne çıkarak domaldı. Raul eğilerek bir süre yaladıktan misterra doğrulup sikini soktu. Bir sigara yakıp oturarak onları uzaktan seyretmeyi tercih ettim. Raul pozisyon değiştirmeden epey bu şekilde sikmeye devam etti. Eşim kendinden geçmiş, kaşları çatık, elleriyle çarşafları sıkıyordu. Daha misterra içinden çıkarmadan bacaklarını uzatıp iyice yüzüstü yattı, Raul hala üstünde gidip geliyordu. Bu sefer ki epey uzun sürmüştü.

Raul işini bitirirken eşimin takatı bitmiş, hareketsiz kalakalmıştı. Aynı pozisyonda yapmak için eşimin arkasına geçip sikimi soktum. Sıcak amı Raul’un döllerinden vıcık vıcık kayıyordu. Tempomu hızlandırıp homurtular içinde boşaldım. Eğilip ıslak amını yaladım, Üçümüzünde tadını almaya çalıştım. Kendimize geldikten misterra giyinip vedalaştıktan misterra otelden ayrıldık.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*